Arkadaş Chat Avrupa Gurbetciler Canlı Haberleri Oku Sağlıklı Hayat Bilgileri Faydalı Sayfalar Güzel Sözler

 

Bugün TurkSitesi.Net Chat Sohbet

Açılış Sayfası Yap

Favorilere Ekle

Burç Özellikleri

İllerin Coğrafi Özellikleri

Türkiye ilçeleri

Canlı Tv İzle Şans Oyunları Sonucu Bedava Oyun Oyna Günlük Gazete Oku Hava Durumları Ilahi Dinle

Mersinin ilçeleri nereleridi Mersinin ilçeleri hangisi mersinde bulunan ilçeler hangisidir mersinde kaç ilçe vardır hepsi burda

Mersin ilinin ilçeleri; Akdeniz | Toroslar | Yenişehir | Mezitli | Anamur | Aydıncık | Bozyazı | Çamlıyayla | Erdemli | Gülnar | Mut | Silifke | Tarsus

Anamur, Mersin iline bağlı bir ilçedir.Adı Yunanca Anemos(Rüzgar) sözcüğünden türemiş, rüzgarlı burun anlamına gelmektedir.Antik Anemurium kenti hakikaten de Anamur burnuna çok yakın ve sürekli rüzgar alan bir noktada kurulmuştur.Bir diğer rivayet de şöyledir; Yunanlar yöreye geldiklerinde yörede rüzgara tapan pagan bir kabile yaşamakta idi. ve bu yüzden de Yunanlar kente ve yöreye Rüzgara tapanlardan esinlenerek bu adı vermiş olabilecekleri yönündedir. Anamur, Mersin'e bağlı bir ilçe olup, Türkiye'nin güney ucunda bulunur. Anamur Türkiye'de muz , yer fıstığı narenciye ve çilek ile ünlü bir ilçedir. Güneyinde Akdeniz, batısında Antalya'nın Gazipaşa, kuzeyinde Karaman'ın Ermenek ve doğusunda Bozyazı ilçeleri vardır. Anamur'da astropika iklim hüküm sürdüğünden maki ve tropikal iklim bitkilerinin hemen hepsi yetişmektedir. Yıllık sıcaklık ortalaması ise 20 ile 24 derece arasında değişmektedir. Anamur ormanlarının özellikle çam, meşe, kavak, çınar, maun gibi ağaçlar ile defne, keçiboynuzu (harnup), pıynar, mersin (murt), zakkum gibi maki grubu bitkilerle kaplıdır. Nüfus önceki yıllarda nüfus çok gösterilmeye çalışılmışsada şuanki merkez nüfus 33.825dir. Geçmişi antik çağlara uzanan ve sırasıyla Kizuvatlalılar, Hititler, Asurlular ve Persler'in egemenliği altına giren Anamur, M.Ö. 333'te Büyük İskender’in doğu seferi sırasında Makedonya Krallığı’na bağlanmış, bu dönemden sonra kentin adı "Anemurium" olarak anılmaya başlanılmıştır. Anemurium, antik kaynaklara göre “Rüzgarlı Burun” anlamına gelmektedir. M.Ö. 1. yüzyıl'da Roma, daha sonra da Bizans egemenliğine giren Anamur, Bizanslılar zamanında yeniden inşa edilmiştir. Daha sonra sırasıyla Arapların, Bizans'ın, Anadolu Selçukluların, yeniden Bizans'ın ve Kilikya Ermeni Krallığı'nın eline geçen Anamur, Selçuklu hükümdarı Alaaddin Keykubat’ın, Ertokuş Bey’i kıyı şehirlerinin alınmasıyla görevlendirmesi sonucu, 1228'de Selçuklular'ın, 1243'te yeniden Kilikya Ermeni Krallığı'nın, daha sonra, 1275'te Karamanoğulu Beyliği'nin ve 1471'de Osmanlı İmparatorluğu yönetimine geçmiştir.

Akdeniz, Mersin İli'nin bir ilçesidir. Mersin Büyükşehir Belediyesi'ne bağlıdır. Nüfusu 284.333'dür. Kuzeyinde Toroslar, güney batısında Yenişehir, doğusunda ise Tarsus ilçeleri bulunmaktadır. Mersin Limanı, Mersin Serbest Bölgesi, Şehirler Arası Terminali, Türkiye'nin en büyük gökdelenlerinden olan 52 katlı Mertim Kulesi ve Atatürk Parkı burada bulunmaktadır. İlçe Ticari hacmi bakımından Türkiyede 10 ilçe arasındadır. Türkiye'nin en büyük Limanı olan Mersin Limanı Akdeniz İlçesinde bulunmaktadır.Bunun etkisiylede ilçede yoğun Tercüme Bürosu ve Noter bulunmaktadır ayrıca İçel Sanat Kulübü'de bu ilçede bulunmaktadır. Atatürk'ün Mersine bir çok kez geldiğinde kaldığı ev ve konak bu ilçede yer almaktadır. Mersinin en iyi semti olarak gösterilen Çamlıbel'de bu ilçede yer almaktadır.Hukuk Bürosu ,Resmi Daireleri,Hasteneleri ve okulları iMersin Valiliği ve Mersin Büyükşehir Belediyesi'ni bünyesinde bulundurmasıyla Mersinin ve Türkiye'nin en önemli İlçelerinden biridir.

Yenişehir, Mersin ilinin bir ilçesidir. Nüfusu 182.816'dır. Batısında Mezitli, doğusunda Akdeniz, kuzey doğusunda Toroslar ilçeleri bulunmaktadır. Yüzölçümü açısından 4 merkez ilçeden en küçüğüdür. Ayrıca Mersin Üniversitesi Yenişehir Kampüsü ve Akdeniz'in en büyük alışveriş merkezi olan Forum AVM Mersin burada bulunmaktadır. 1993 yılında Büyükşehir olan Mersin'in merkezdeki 4 merkez ilçesinden birisidir. Kurucu Belediye Başkanlığını 1994-1999 yılları arasında görev yapan Mehmet Adnan Özçelik yürütmüştür.

Mezitli, Mersin İli'nin bir ilçesidir. Mersin Büyükşehir Belediyesi'ne bağlıdır. Nüfusu 192.142'dir. Batısında Erdemli, doğusunda Yenişehir ilçeleri bulunmaktadır. Turizm açısından gelişmiştir. Mersin Üniversitesi'nin Tece Kampüsü bu ilçede bulunmaktadır. Sahil boyunca uzanan, gelişmiş ve modern bir ilçedir.Çoğunlukla Mersin'in yerli halkı ve Üniversite öğrencileri bulunmaktadır.Mersin'de çoğunlukla aydın kesimin bulunduğu modern bir ilçedir. Eski Mezid (Mezit)'li uzun yıllar yöre halkının yetiştirdiği ürünü getirip sattığı önemli bir merkez olmuştur. Eski Mezitli' de halen bir bölümü ayakta duran Roma Dönemine ait Tol (Mabet) adeta yerli ve yabancı tüccarlar ile çevrede yaşayanların uğrak yeriydi. İsyana geçmemiş aşiretler ve köylüleşmemiş, ancak hayvancılıkla uğraşan yerli halk, elde ettiği hayvansal ürünleri buraya getirip satarlardı. Konya Ovası'ndan kervanlar ile zahra, Ankara üzerinden tuz vb. maddeler günlerce yolculuktan sonra buraya getirilir ve cuma günü gelecek olan alıcılar beklenirdi. Cuma günü oldu mu çevre köylerden akın akın insanlar gelip burada alışveriş yaparlardı. Buradaki alışverişlerin çoğunluğu değiştokuş şeklinde olurdu. Yağ getiren, yağ ihtiyacı olan zahrayla, peynir getiren bir başka ihtiyacı ile değiş tokuş yapıp gün bitiminde geri yurduna dönüp giderdi. Buranın en önemli alışverişçileri ise özellikle Mısır ve Kıbrıs' tan gemiler ile mal almaya gelen yabancı tüccarlardı. Bu tüccarların Mersin' de birer yerli (özellikle levanten) temsilcileri (aracıları) vardı. Bu aracılar halktan keçi boynuzu (hamup), odun, defne, palamut, kömür, ma den (ocaklardan gelen) zeytin, zeytin yağı, yapağı vb. ürünleri önceden alıp depolardı. Tüccarlar gemiler ile geldiği zaman ise topladıkları malları deveci (deve kiraya veren nakliyeci)ler ile Tol' dan Karaduvar Limanı' na çektirip, gemiyi teslim ettikten sonra tüccardan parasını alarak hak sahiplerine dağıtırdı. 19.yy. ın ortalarına doğru ise Süveyş Kanalı inşaasına gerekli olan kereste ihtiyacı nedeni ile ticaret büyük oranda gelişmişti. Bu kerestelerin büyük bir bölümü bu yöreden karşılanmıştır. Yine aynı yıllarda Amerika ve Almanya'nın susam ve pamuk talebi üzerine, yörede çeltik ve susam tarımına ağırlık verilmiş, uzun süre iyi kar getirdiği için de göçebe veya yarı göçebelik yapan Aşiretlerin (özellikle Çukurova genelinde) bir çoğu iskana geçerek kimisi toprağa bağlanmış kimisi de sırf kereste ve yük çekmek için deve alarak kervancılık (nakliyecilik) yapmaya başlamıştır.

Aydıncık, Akdeniz bölgesin'de, Mersin merkeze 173 km, Antalya merkeze ise 325 km. uzaklıkta bir ilçedir. İlçenin kuzeyinde Gülnar, doğusunda Silifke, batısında Anamur, güneyinde ise masmavi sularıyla Akdeniz var. Aydıncık'ın kıyı kesimlerinde iklim ılıman ancak yukarı yayla kesimlerinde ise, İç Andolu Bölgesin'de hüküm süren kara iklimi kadar sert olmasa da kıyı kesimlerine oranla biraz sert geçmektedir. Bitki örtüsü kıyı kesimlerinde defne, keçiboynuzu, yaban mersini, püren, yaban zeytini, pırnal meşesi vb. maki bitkileri, ancak yukarı yayla kesimlerinde ise çam, palamut, ardıç, alıç, servi vb ağaçlarla kaplıdır. Aydıncık'ın 2008 yılı verilerine göre toplam nüfusu 11.631, şehir nüfusu 8.101, köy nüfusu 3.531, yüz ölçümü ise 410 km2'dir. Çeşitli medeniyetlere beşiklik etmiş olan Aydıncık’ın tarihî adı Kelenderis’ tir. Mitolojiye göre, Kelenderis, denizcilik ve ticarette çok ilerlemiş Fenikelilerden Sandakos tarafından üç bin yıl önce bir liman ve ticaret şehri olarak kurulmuştur.Kente daha sonra Hititler, Asurlular, Sisamlılar, Selefkoslar, Mısırlılar, Romalılar, Bizanslılar, Emeviler, Ermeniler, Karamanoğulları ve Osmanlılar hakim olmuştur. Kelenderis ilk parlak dönemini M.Ö. 5. ve 4. yy'larda yaşamış. Kendi parası M.Ö. 5. yy'da görülmeye başlamış ve Büyük İskender’in Anadolu’ya gelişine kadar sürmüştür. M.Ö. 425-400 yıllarına tarihlenen gümüş bir Kelenderis sikkesinin ön yüzünde şaha kalkmış bir atın üstünde yan oturmuş bir süvari; arka yüzünde ise başını sağa çevirmiş ve diz çökmüş vaziyette bir keçi bulunmaktadır. Aydıncık'ın ekonomisi tarım ve hayvancılık üzerinedir. Aydıncık'ta tarımsal uğraşlar daha çok, kıyıdaki yerleşim bölgesinde, hayvancılıkla ise yukarı yayla bölgesinde yapılmaktadır. Kıyı kesiminde ilçe halkının %90'ı geçimini tarım ve tarım işçiliğinden sağlamaktadır. İlçede seracılığın 30-35 yıllık bir geçmişi vardır. Yaklaşık (2007 yılı itibariyle) 4700 adet seranın %6’sında domates tarımı yapılmakta, geri kalan %94’ünde ise salatalık ve patlıcan yetiştiriciliği yapılmaktadır.

Bozyazı, Türkiye'nin güney ucunda Torosların eteğine kurulmuş küçük ve tipik bir Akdeniz ilçesidir. Gazipaşa, kalabalık şehirlere ve tatil merkezlerine uzak olduğundan buraya henüz kitle turizmi ulaşmamış ve bu nedenle şehrin sakinliği bozulmamıştır. Gazipaşa'nın kıyıları nesli çok ciddi tehlikede olan Akdeniz Foklarının önemli bir kolonisini barındırması, Gazipaşa'da denizin oldukça temiz olduğunun açık bir göstergesidir. Gazipaşa'da tarım alanları fazla geniş olmamakla birlikte yumuşak iklimi ve verimli topraklarıyla, Gazipaşa en önemli gelir kaynağını muz seracılığı oluşturmaktadır. Bunun yanında diğer gelir kaynakları ise çilek yetiştiriciliği, yer fıstığı tarımı ve balıkçılıktır. Bozyazı İlçesi, Torosların eteklerinde Akdeniz kıyısında bulunmaktadır. Doğusunda Aydıncık, batısında Anamur, kuzeyinde Gülnar ve Ermenek ilçeleri, güneyinde ise Akdeniz sahil şeridi yer almaktadır. Eğribük mevkii yüz ölçümü 566 km2 olup, deniz seviyesinde rakım sıfır, en yüksek noktasında ise 1760 m'dir. Yaklaşık 25 km sahil şeridine sahiptir. Önemli akarsuları; ilçe merkezinden geçerek denize dökülen Sini Çayı ile Tekeli ve Tekmen kasabaları arasında yer alan Aksaz Çayı'dır. İlçe toprakları genelde dağlık olup engebeli ve ovalık arazisi azdır. Doğusunda Tol Dağı (1250 m), batısında Azıtepe (1.500 m.), kuzeydoğusunda Susmak Dağı (1.600 m), Kaş Dağı (1.639 m), Elmakız Dağı (1.690 m) yer almaktadır. Bu dağların eteklerinde ve vadilerinde Kozağacı, Tersakan, Elmagözü ve Kızılca Yaylaları bulunmaktadır. Merkezden, Bozyazı (Sini) çayı geçer. Ayrıca üstünde tarihi kalıntılar bulunan sahile yakın küçük bir ada, 1982-2009 yılları arasında dolgu yürüme yoluyla karaya bağlanmıştır. 2009 Yılında dolgu kaldırılarak tekrar eski halini almıştır. Bozyazı, 1987 yılında Merkez nahiye, Gürlevik, Çubukkoyağı, Denizciler ve Ağzıkara köylerinin de merkeze katılmasıyla ilçe olmuştur. Nüfusu, 2008 yılı adrese dayalı sayıma göre, ilçe merkezi 15.618, köyleriyle birlikte ise 26.336‘dir.Bozyazı'nın çekirdeğini oluşturan Paşa Beleni Tepesi M.Ö. V. ve IV. yy.'lar Rodos veya Sisam kolonisi olarak kurulmuştur. Kurucusu Nagis'e atfen kentin ilk adı Nagidos'tur. Her dönemde ticaret merkezi olmuştur. Mısır, Bizans, Selçuklu dönemlerine ait eserler vardır. Küçük limanı ticari amaçla kullanılmış antik bir şehirdir. Yer yer sur kalıntılarına sahip kentin hemen güneyinde daha geç dönemlere ait yapı kalıntıları bulunan Tagiduda Adası vardır. Tepenin batısındaki düzlüğün deniz kıyısında şehir mezarlığı yer almaktadır. Bulunan pişmiş toprak lahitler kurtarma çalışmaları sırasında ele geçmiştir. Gazipaşa 1987 yılına kadar Anamur'a bağlı bir belediye iken, 1987 yılında Ağzıkara (Ağzara), Gürlevik, Denizciler, Çubukkoyağı köylerinin de belediye sınırlarına katılmasıyla Gazipaşa'ya ilçe statüsü verilmiştir.

Çamlıyayla, Mersin ilinin Toroslardaki küçük bir ilçesidir. Halk arasındaki diğer bir adı Namrun'dur. Merkez nüfusu kışın 5-6 bin, yazın ise 40-80 bin arasında değişir. Yaylalık bir alan olduğu için yazın çok hareketlidir. Adana, Mersin ve Tarsus'un yerlileri yaylaya buraya çıkarlar. Tarsus'tan ayrılarak 1991'de ilçe olmuştur. Doğası ve çamlıklarıyla ünlüdür. 2700 metredeki Çiniligöl ve Yazıgöl, Papazın bahçesi, Cehennemdere ve daha birçok yeri görmeye değerdir. Ana ardıç da bu ilçededir.Özellikleri:Yaş:1112 Boy:22MT.Çap:.305 mt.M.P. Tescil no:16 dır İlçe merkezinin yerleşim alanı 634 hektar, yüzölçümü 8110 km²’dir. Denizden yüksekliği şehir merkezinde 1142 metredir. İlçe kuzeyden Pozantı Adana, doğu ve güneyden Tarsus, kuzeybatıdan Ereğli Konya, batıdan ise Mersin il merkeziyle çevrili olup,Toroslar’ın zirvesine yakın yayla iklimine sahip bir yerleşim birimidir.

Erdemli, Mersin ilinin bir ilçesidir. 2008 yılı temmuz ayı itibariyle şehir merkezi nüfusu 56.062'dir. 2007 yılı nüfus sonuçlarına göre merkez 58.721 olmakla beraber toplam nüfus 176.745'dir.İlçenin giriş ve çıkışları çam ağaçlarıyla kaplıdır, şehre ayrı bir güzellik katmıştır. Türkiye Cumhuriyeti'nin ilanından sonra, küçük bir yerleşim iken, 1 Haziran 1954 tarihinde ilçe olmuştur. Turizmi, tarihi zenginlikleri ve doğal güzellikleri açısından önemli bir gelişme potansiyeline sahiptir.Erdemlinin ilk belediye başkanı Abdurrahman Şevk(KOCAREİS)dir.yaklaşık 20 yıl Erdemliye hizmet etmiştir. Doğuda Mersin, batıda Silifke, kuzeyde Karaman ili ve güneyde Akdeniz ile çevrilidir. Mersin - Antalya Karayolu üzerinde ve Mersin'e 39 km uzaklıktadır. İlçenin merkezinin Mersin - Antalya yolu üzerinde bulunması taşımacılığı ve ulaşımı kolaylaştırır. İlçeden Elvanlı ve Güzeloluk bucaklarına giden yol asfalttır. İlçenin bütün köyleri birbirine veya anayollara, her çeşit taşıtların işleyebileceği yollarla bağlanmıştır.İlçenin ova kısmı sıcak ve ılıman Astropika iklim'in etkisi altındadır. Yazları sıcak ve aşırı nemli, kışları oldukça ılık ve yağışlı geçer.Yüksek dağlık bölgesi ise yazın serin ve bol yağışlı, kışın kar yağışlı ve soğuk olur.

Gülnar, Mersin ilinin bir ilçesi. Toros Dağlarının 950 m yüksekliğinde buluna Taşeli platosu'nda kurulmuş, üzümü ile tanınan Gülnar, doğal güzellikleri ile görülmeye değer bir Türkmen yayla kentidir. Akdeniz'e 32 km. uzaklıktadır. Gülnar; doğuda Silifke, batıda Anamur ve Bozyazı , kuzeyde Mut, kuzeybatıda Karaman, güneyde Aydıncık ilçesi ile çevrilidir. Gülnar, içel'in güneybatısında Mersin merkeze 150 km uzaklıkta, Taşeli Platosu üzerinde yer alır. Gülnar ilçesinin nüfusu, 1990 yılı genel nüfus sayımı sonuçlarına göre toplam 33.714'dür. Bu nüfusun 7.550'si ilçe merkezinde, 26.164'ü köylerde yaşamaktadır.TUİK adrese dayalı nüfus sayım sonucuna göre ise nüfus 2008 yılında 8 826 merkez olmak üzere toplam 30 404 tür. Yüzölçümü 166.900 hektar olan ilçede, tarım alanı 35.110 hektardır. Orman ve fundalık alan 84.809 hektar, çayır ve mera alanı 130 hektar, tarım dışı arazi 46.851 hektardır. Tarıma elverişli olan arazide tarla tarımı, bağcılık, meyvecilik ve sebzecilik yapılmaktadır. Dağlık bölgelerde tahıllardan buğday ve nohut ekilir; bağcılık da önemli bir geçim kaynağıdır. Son yıllarda elma, armut ve şeftali de yetiştirilmektedir. Ovada turfanda sebzecilik ve seracılık yapılmaktadır. Gülnar halkı geçimini çoğunlukla tarımdan sağlar. Köylerde "ıstar" ve "çulhalık" denilen dokuma tezgahlarında, yöreye özgü halı, kilim, çul, çuval, heybe, bez gibi çeşitli dokumalar imal edilir (dokunur).

Mut'ta M.Ö. 2000 yıllarında ilk yerleşimlerin başladığı tahmin edilmektedir. Dağlık ve ovalık Kilikya olarak iki bölüme ayrılan Kilikya'nın Dağlık bölümünde, tarihte çok önemli olaylara sahne olmuş Sertavul geçidinin hemen güney ağzında kurulmuştur.Denizden ortalama yukseltisi 250-300 metre civarindadir. Bir süre Venedikli ve Kilikyalı korsanlar tarafından elden ele geçtiği, sonrasında Roma hükümetince burada uzun süreli bir hakimiyet sağlandığı söylenir. Mut ve çevresindeki Toros Dağlarının M.S. 700-800 yıllarından itibaren Orta Asyadan kopup gelen Yörük boylarına da ev sahipliği yaptığı bildirilir. Ancak bu yıllardan sonra bölgede kurulan ve Güneydoğu Anadolu bölgesindeki çoğu ili de kapsayacak şekilde hakimiyetini sürdüren Kilikya Ermeni Prensliğinin de 1375 yılına kadar varlığını devam ettirdiği bilinmektedir. Hâtta Toros Dağlarının adının bu prensliğin başında bulunman Thoros isimli prenslerden geldiği de ileri sürülür.Ama bu yanlıştır. İlçede uzun yıllardır yörenin yurt çapında tanıtılmasında büyük olanaklar sağlayan bir ulusal festival düzenlenmektedir.Kayısı (bir diğer adıyla Karacaoğlan)Festivali,ilçenin tarımsal,sosyal,sanatsal özelliklerinin ülke genelinde ve yurtdışında tanıtılması ve zenginliklerinin geliştirilmesi açısından önemlidir. 1970 ve 80'li yıllarda , günümüzde olduğundan farklı olarak ilçede yazınsal etkinlikler az olmasına karşın 1'i kapalı 2'si açık hava olmak üzere 3 sineması mevcut idi.Bunun yanında belli başlı iki yerel gazete yaklaşık 35 yıldır faaliyet göstermektedir. İlçede halı dokumacılığı , folklor , halk müziği belli başlı sanatsal etkinliklerdendir.Bunlarla birlikte son yıllarda Göksu Erik ve Yörük festivali,Göğden yayla şenlikleri,Güme köyü yayla şenlikleri,Dere incir festivali ,perente şenlikleri de adından söz ettirmeye başlamıştır.

Silifke, Mut'a 73 km , Mersin'e 85 km ve Gülnar'a 70 km mesfede, Toroslarla Akdeniz arasına kurulmuş Mersin'e bağlı ilçedir. Adrese dayalı nüfus sayım sistemine göre 2009 yılı toplam nüfusu 113.404 dir. Silifke'nin nüfusu, yazları Susanoğlu ,Taşucu ,Kızkalesi gibi önemli turistik yerlere gelen yazlıkçılarla nüfusu 500.000'i geçer. Antalya ve Mersin'i İç Anadolu'ya bağlayan Silifke önemli yollar üzerindedir. Yapımı süren Akdeniz Sahil Yolu, Silifke'den geçmektedir. Silifke, 16 km kesintisiz kumsalı (plajı) ile tamamen patlamaya hazır bir turizm yeridir. Ne var ki, ilçede bir havalimanı olmaması (ilçeye en yakın havalimanı Adana havalimanı olup Silifke'ye 200 km. uzaklıktadır.) ve Antalya yolunun aşırı virajlı olusu nedeniyle gerekli ilgiyi görmemektedir. Mersin'in Silifke ilçesi Tarsus'dan sonra en büyük ikinci ilçedir. Doğusunda Erdemli, batısında Gülnar, kuzeyinde Mut ilçesi ile güneyinde Akdeniz bulunan ilçenin merkez nüfusu 1980'de 25.000'i bulmazken, 1990'da 38.000'e, 1997'de 45.000'e dayanmıştı. İlçenin nüfusu 2000 yılı nüfus sayımına göre 41.000'e düşmüştür. 2008 yılı sayımına göre merkezde 50.000 nüfus barındırmaktadır. Toplamda ise 114 bine yaklaşmıştır. Silifke ovası alüvyonlu bir ova olması dolaysıyla toprağı çok verimlidir. İklim, seracılığın yaygın olması nedeniyle burada yılda 3 ürün alınabilmektedir. Silifke'de domates, salatalık, çilek, çeltik, yerfıstığı, kabak, yeşil fasulye,yer kirazıbir çok sebze ve meyve yetiştiriciliği yapılmaktadır. Son dönemlerde Silifke'de sebzeciliğin yanı sıra meyvecilik portakal, mandalin ve limon (narinciye), zeytin, nar, kayısı, şeftali erik üzüm elma armut yetiştiriciliği yapılmaktadır.

Tarsus (Yunanca: Ταρσός, okunuşu: Tarsos; Ermenice: Տարսոն, okunuşu: Darson ya da Tarson), Mersin. Türkiye'nin en büyük ilçesi Tarsus'tur. İlçe Berdan ovasından (Tarsus ovası) kuzeye dogru engebeli arazi boyunca son yillarda hizla gelişmektedir. Çok zengin bir tarihi olup, ilahi dinler açısından önemli bir kenttir. Kuran-ı Kerim'in Kehf Suresinde geçen Eshabı Kehf (Yedi Uyurlar)ın kaldığı mağaranın Tarsus'ta olduğu söylenmektedir.Müslümanlar bu önemli merkezi ziyaret etmektedirler. İncil'in yani Yeni Ahit'in yazarlarından biri olan Pavlus da Tarsus doğumludur. Bu merkez Hristiyanlarca hac yeri olarak kabul edilmektedir. Kudüs'teki Kıyamet Kilisesinden sonraki en kutsal kilise olan st. Paul kilisesi ve St. Paul kuyusu Tarsus'ta bulunmaktadır. Bunların yanı sıra dünyanın ilk kanalizasyonlu Tarihi Roma Yolu, Roma hamamı'da Tarsus'tadır. Kleopatra Kapısı'da şehrin en eski kalıntıları arasındadır. Şelalesi ve özellikle Tarsus Barajı gezip görülesi yerlerden olup turizm açısından mükemmel bir tarihe ve de doğal güzelliklere sahiptir. Tarsus'un ismi ve kuruluşu hakkında, mitolojilerde ve eski yazarların anlatımlarında çeşitli bilgiler vardır. Bunların hemen hepsi Roma İmparatorluğu çağlarında, özellikle Augustos döneminde ortaya çıkmıştır ve hiçbiri tarihi bir gerçek olarak kabul edilemez. Mitolojiye göre, Antik Çağlar'da Tarsus Çayı'na, Kilikya'nın yenli halkı Cydnos adını vermiştir. Cydnos, mitolojide nehir tanrısına verilen isimdir. Azra Erhat, Cydnos için şöyle yazar: "Kilikya'da bugün Tarsus Çayı diye bilinen ırmağın tanrısı. Ana tarafından lapetos'un torunu sayılır. Cydnos'un Parthenios adlı bir oğlu olduğu ve Cydnos Irmağı' nın denize döküldüğü yerde bir kent kurup ona Parthenia demiştir. Burası da bugünkü Tarsus'dur." Mitolojideki Pegasus (kanatlı uçan at) ya da Bellerofontes, Kilikya ovasında yolunu şaşırmış ve Tarsus'un bulunduğu yerde ayağı sakatlanmış olduğundan kente Latince ayak tabanı anlamına gelen Tarsos adı verilmiştir. M.Ö. 5000 yılına dayanan tarihinde görkemli dönemler yaşayan, çeşitli uygarlıklara kent merkezliği yapan, doğulu kervanların uğrak yeri ve ticaret merkezi olan ilçe, bu ticari özelliğini günümüzde de korumaya çalışmaktadır. Bereketli topraklara sahip olan Çukurova’da her türlü ziraatın yapılması ve sanayinin ham maddesi olan ürünlerin bolluğu, bu bölgede sanayinin gelişmesinde en önemli faktör olmuş. 1800'lü yılların ikinci yarısında, bölge potansiyelinin farkında olan yabancı ülkeler, pamuğun ilk işleme biçimi olan çırçır fabrikalarını faaliyete sokmuştur. Çırçır işletmelerinden iplik fabrikasına ilk geçiş, 1887 yılında Mavromati ve Şürekası İplik Fabrikası'nın açılmasıyla gerçekleşmiştir. 1920'de bölgede Tarsus Konserve Osmanlı A.Ş. kurulmuş ve Tarsus sanayisi daha da gelişmeye başlamıştır. Türkiye'de ilk elektrik enerjisi 15 Eylül 1902'de ilçede üretilmiş. Tarsus'un Ticaret Borsası'ndaki yıllık işlem hacmi 36 trilyon dolaylarındadır. Bölge, ülke ekonomisinin küçülme tehlikesi yaşadığı dönemlerde bile üretime devam etmeyi başarmış ve hatta ihracat yapmıştır.Tarsus’tan yurt dışına satılan malların büyük çoğunluğunu tarıma dayalı sanayi ürünleri oluşturmaktadır. İhracatın %65’ini tekstil ürünleri kapsar. Bunun dışında gelişmiş sektörler arasında gıda, inşaat ve metal sayılabilir. Tarsus'un en çok dış satım yaptığı ülkeler arsında Fransa, Hollanda ve ABD yer almaktadır. Tarsus'ta Çukurova Sanayi,Berdan Tekstil, İzocam, Trakya Cam ve Çukurova Makina İmalat Sanayi gibi önemli tesisler yer almaktadır. Ancak bu fabrikalar dışında ekonomide çok büyük bir durgunluk vardır.

  Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta Mersin İstanbul İzmir Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Karaman Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas urfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

Tüm hakları saklıdır. © 2010 TurkSitesi.Net arkadaş siteleri bedava chat chat
Sohbet