728*90
  • Okul dönemindeki çocukları obeziteden ne türlü koruruz

    Okul dönemindeki çocukları obeziteden ne türlü koruruz

    Eylülde milyonlarca genç okula başladı. “Hangi okul daha sıkı öğrenim verir, çocuğumuz ne türlü daha oldukça başarılı olabilir, geleceğe ne türlü daha sıkı hazırlanır?”, bu aşamada kaygılar daima bu noktada odaklanır.Ancak göz ardı ettiğimiz bir puan var. Okula başlayan çocuklar amaçlı öğrenim civarı üstelik ondan daha mühim bir konu var, o da sıhhat. Sağlığın anahtarı sıhhatli beslenmeden geçiyor. Okul seçerken evrensel olarak ihmal ettiğimiz konu, “hangi okul çocuğun sıhhatine ve sıhhatli beslenmesine önem veriyor, hangi okul çocukta sıhhatli hayat bilincini oluşturuyor”. Şunlar en az sıkı öğrenim civarı mühim kriterler.
    Okul dönemindeki çocuklar bütün yeryüzünde süratle kilo ediniyor. Ne var ki ülkemizde bu konuyla alakalı daha kocaman bir sorun var: Yapılmış Olan çalışmalar her üç çocuktan birinin fazla şişman, her 6-7 çocuktan birinin Devamını Oku.

    Salı, Eylül 19th, 2017 at 08:05
  • KAPALI HAVADA NİYE HUZURSUZ OLURUZ

    KAPALI HAVADA NİYE HUZURSUZ OLURUZ

    Kış günleri, kapalı, karanlık havalar çoğunlukla bizi huzursuz eder, ek olarak depresif, ek olarak gergin oluruz. Kuzeyindeki ülkelerinde, İsveç, Norveç, Finlandiya’da kış mevsiminde geceler uzundur, senenin anında hemen 6 ayı karanlıktır. Ve inşa edilmiş olan istatiksel çalışmalar yeryüzünde intihar oranlarının en dik meydana geldiği ülkeler olarak kuzeyindeki ülkelerini gösterir.Peki, kuzeyindeki ülkeleri yeryüzünde dünya standartları en gelişmiş, hayat şartları pratik, ek olarak refah bir topluluk olmalarına nazaran vatandaşlar ne sebeple intihar eder?
    Toplum bilimcilerinin bunu izah edecek pekçok yorumu olabilmektedir, şayet şurası kesinlikle ki, karanlıkta mutlu olmak hormonu başka bir deyişle serotonin salgısı baskılanıyor, vatandaşlar ek olarak huzursuz, ek olarak enerjisi Devamını Oku.

    Pazartesi, Eylül 18th, 2017 at 08:21
  • KAN ŞEKER ÖLÇÜMÜ ÇOK ÖNEMLİ

    KAN ŞEKER ÖLÇÜMÜ ÇOK ÖNEMLİ

    1980’li senelerin en başında kan şeker ölçümü, tahmini 1 saat sürüyordu ve fakat hastanelerde bakılabiliysilahlı kuvvetler. Diyabet takiplerinde ilaç gösterişli oluyor mu, hastanın kan şeker seviyeyi düşük mü dik mi, bir haber olmadan sürdürülüysilahlı kuvvetler. Kontrolsüz bir tedavi natürel olarak çok eksik bir tedavi oluyor, neticede uzuv hasarları 15-20 yıl içerisinde herkeste öyle ki bir kaide olarak meydana çıkıysilahlı kuvvetler.
    90’lı senelerde glukometreler (glikoz ölçüm cihazları) çıktı. Önceleri hükümet takviyesi yoktu ve bir hastanın glikoz ölçüm aleti alması mühim bir işti. Bu senelerde Ülkemiz Diyabet Vakfı’nın, diyabetlinin kan şeker ölçüm çubuğunun hükümet aracılığıyla karşılanması için kocaman bir maçı oluyor. Yapılmış Olan çalışmalar, bir Devamını Oku.

    Cumartesi, Eylül 16th, 2017 at 10:38
  • MUTLULUĞUN RESMİ ÇİZİLEBİLİR Mİ

    MUTLULUĞUN RESMİ ÇİZİLEBİLİR Mİ

    Nâzım Hikmet’in o harika şiirinde Abidin Dino’ya sorduğu benzeri, mutluluğun resmi çizilebilir mi? Biyokimyacılar çoğalış bu resmi çiziyor. Bize mutlu olmak hissini verici, ruhi vaziyetimizi dengeleyen, hayata bağlayan hormonun adı “serotonin”.
    Serotonin, beyinde ve hudut hücrelerinde elektriksel sinyaller taşıyan bir nöron aktarıcısı; mutluluğun bir göstergesi, bir resmi. Serotonin kanda artınca beyindeki ikaz sistemleri hızlanır, yabancı bir deyimle, beyin etkinlikleri ek olarak etkin duruma geçer.
    Sabah, zaman ışığıyla beraber beyinde serotonin seviyeyi yükselmeye başlar, merkezi hudut sistemi ya da kısacası beyin vücudu uykusundan uyandırır, başka hormon sistemleri aktive olabilir ve dünya başlar. Devamını Oku.

    Cuma, Eylül 15th, 2017 at 08:16
  • BU TATLI ŞiŞMANLATMAZ

    BU TATLI ŞiŞMANLATMAZ

    Bu hafta size enerjik mi enerjik, tatlı mı tatlı bir kadından ve hayallerini gerçeğe dönüştürdüğü mekan meydana iştirak eden, Fitiz Rejim Market, Fitiz Rejim Mutfak ve Formeo Danışmanlık’tan belirtmek talep ediyorum. Elvan Odabaşı Kanar’la oturduk, nefis bir çorba ve üst kısmına çikolatalı tartımızı yerken mesleğe ne türlü başladığından, bugünlere ne türlü geldiğine civarı uzanan bir sürü huzurlu bir hasbihal gerçekleştirdik.
    7 yaşından bu yana mutfakta yiyecek yapan ve camdaki yansımasını tv yazılımı olarak düş eden bir çocukmuş Elvan. Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü’nü sonlandırmış. Son Olarak sektörde ismini duyurmuş bir sürü oldukça başarılı bir iş kismini. İşten güçten, yoğunluktan söz ederken 4.5 yaşında bir kızı meydana geldiğini ve Devamını Oku.

    Perşembe, Eylül 14th, 2017 at 07:59
  • Bir NATO’cu ile cahil sohbeti

    Bir NATO’cu ile cahil sohbeti

    BİZ Kuzeyindeki Atlantik İttifakı (NATO) üyesiyiz değil mi?Üyesiyiz.Bu ittifak ne süre kuruldu?12 ülkenin katılımı ile, 1949’da, Washington’da.BİZ ne vakitten beri üyeyiz?1952’den beri.İttifak şu anda kaç üyeli?26.Başka Bir Deyişle, bu yeryüzünde 25 kankamız var öyle mi?Öyle.Onlarla ne anlaşması imzaladık?Kuzey Atlantik Antlaşması.Antlaşma neleri içeriyor?Birleşmiş Milletler Yasası’nın emellerine uyulmasını, Kuzeyindeki Atlantik kısmında istikrar ve refahın geliştirilmesini içerir.Başka?Ana düşünce bu şekilde, ama ana fikrin dışarısında 14 maddelik bir anlaşma ek olarak var arasında.
    Acaba, bu maddelerin içerisinde güvenlik, yardımlaşma, yardımlaşma da yer alır mu?Bulunmaz mı hiç… Esası o esasen paktın.Yanadolu ajansi… Peki nedir onlar?Mesela 4. madde.Müttefiklerden birinin toprak bütünlüğü, politik Devamını Oku.

    Çarşamba, Eylül 13th, 2017 at 09:51
  • İyi oynayan kazansın’ diyemiyorum

    İyi oynayan kazansın’ diyemiyorum

    MADEM Ermenistan ile yatıştırmaya mutabakatı var.Maça çıkalım o zaman..Kadrolar şöyle:
    Kalemizi Ahmet koruyor.Oyun kurucumuz Abdullah..Gol ayağımız ise Tayyip..Ermeni kalesini Nalbantyan tutuyor. Oyun kurucuları Sarkisyan.. Golcüleri de Tigran Sarkisyan..Hakemler:
    Barack H. Obama (AMERIKA BIRLEŞIK DEVLETLERI), Michelle C.Rey (İsviçre), Olli Rehn (AB)hakem: Vladimir Putin (Rusya)Seyirci dağılımı:
    Fanatik tribünü: Taşnak, MILLIYETÇI HAREKET PARTISI, SP.. Açık tribün: CUMHURIYET HALK PARTISI, DP ve diğerleri.. Sert Duvar arkası: Azeriler..Gelelim maçın kurallarına..Oyun müddeti 14 Ekim’e kadardır.Takımlar “kendi sahalarının sınırlarını” bilecek, “rakibin alanının sınırını” da tanıyacak.Takımlar, birbirlerinin oyun stratejisine, birlik forması seçimine karışmayacak.”Senin sahandan bir parça koparırım” düşüncesi içerisinde olmayacak.Sahaya giriş-çıkışlarda “aynı kapı” kullanılacak ve kapı daima açık kalacak.İki birlik da, “tribünden alana atlayıp dövüş çıkaranlara” tolerans Devamını Oku.

    Salı, Eylül 12th, 2017 at 18:08
  • Kimsenin kimseye söyleyecek sözü yok

    Kimsenin kimseye söyleyecek sözü yok

    Çarpık yapılaşmanın faturası, bir kişiye ya da bir döneme kesilemez. Bu sorun, 1970’li senelerin yarasadır. Kocaman illere göçle beraber başlamış, hatta ardından gittikçe büyümüştür. Türkiye’nin 4 bir yanından iş ve aş amaçlı İzmir’e gelenler, barınacak koltuk bulamamış; maalesef devletin arazileri işgal edilmiş; üzerlerine bir gecede derme çatma binalar inşa edilmiş. Toplumsal konutçuluk o dönemlerde keşfedilseydi belki de karşımızdaki görüntü bu olmazdı. Hatta oy uğruna da tam 8 defa imar affı inşa edilmiş. Öyle Ki kanunsuzluk meşrulaştırılmıştır. Bu konuda kimsenin kimseye söyleyecek bir lafı yoktur. Ayıp herkesindir.
    Denizli Karahayıt’taki şifalı termal suya vilayet sayaç takmaya kalktı. İşletmeciler, “Şimdi talep ettiğimiz civarı kullanıyoruz. Yoksa batarız” diye ayaklandı. Sizce bu başkaldırı haklı mı? Devamını Oku.

    Pazartesi, Eylül 11th, 2017 at 16:46
  • İzmir’in 24 milletvekili ne yapıyor

    İzmir’in 24 milletvekili ne yapıyor

    İzmir, kamu yatırımlarında 10 sene içerisinde, 81 il içinde 17’ncilikten 74’üncülüğe civarı düştü. İddia edildiği benzeri, İzmir üvey evlat muamelesi mi görüyor?
    Rakamlara bakıldığında, İzmir’in son zamanlarda kamu yatırımlarında bir sürü noksan kaldığı yaşanıyor. Devletin yatırımları İzmir’den elini ayağını çekmiş vaziyette. Bu el ayak çekilmesinin zamanına baktığınızda ise, son 10 sene uyarı çekiyor.
    O sebeple de natürel olarak anında şu sual akla geliyor: “İzmir, iktidar partisine oy vermediği için cezalandırılıyor mu? Buraya üvey evlat benzeri mi davranılıyor?”Hangi duyguyla yapılırsa yapılsın, gerçekler rakamlarla ortada. İzmir’in yatırımlardan doğruluk ettiği hissesi almadığı, bütçeye sağladığı katkılardan geriye dönüş elde edemediği aşikar. Ama bu il Ankara’ya 24 milletvekili yolladı. Onlar ne iş yaparlar? Ne Amaçla bu haksız tabloya itiraz etmezler? Ne Amaçla kentlerinin hakkını aramazlar, yaygara koparmazlar? Niye seslerini yükseltmezler? Onların da sorgulanması gerekmez mi? Devamını Oku.

    Cumartesi, Eylül 9th, 2017 at 18:45
  • Mucize kaçınılmazdı

    Mucize kaçınılmazdı

    1963’te mantık ettiler. Etüdler, araştırmalar, taahhütnameler derken, 1966’da kredi anlaşması yaptılar. 1968’de altyapıya giriştiler. 1970’te yerleşmeye başladılar. 16 senede doldular, koltuk kalmadı. 1986’da 2. kısmı inşa ettiler. 11 sene ardından yeniden doldular, koltuk kalmadı. 1997’de üçüncü kısmı inşa ettiler. 6 sene ardından yeniden doldular, koltuk kalmadı. Bu kez dördüncü ve beşinci kısmı inşa ettiler. Geçtiğimiz sene yeniden doldular. Dördüncü ve beşinci bölümler de yüzde surat doluluk oranına erişti. Hemen altıncı bölüm amaçlı kafa yoruyorlar. H Ardından diyorlar ki, ihracatta Manisa mucizesi oluyor. Ehh, bunca gayrete olacak elbette.. Son on senede şehrin ihracatı tam 17 kat çoğalmış. 10 sene öncesinde 247 milyon dolar ihracat yapılırken, bu rakam hemen 4 milyar 172 milyon dolara erişmiş. Sizlere bir birşey diyeyim mi? Manisa Örgütlü Endüstri Bölgesi bu şekilde büyümeye aynı Devamını Oku.

    Cuma, Eylül 8th, 2017 at 16:14
  • Kaz kafalı

    Kaz kafalı

    Bigadiçli İbrahim Kulbak’ın büyütüp beslediği ve “Şakir” ismini verdiği kazı, yanından hiç ayrılmıyormuş.Sokakta, parkta, markette her yerde Kaz Şakir yanındaymış.Fakat Şakir’in bir özelliği varmış.Şortlu insanlardan hoşlanmıyor, pis pis bakıyor ve onlara saldırıyormuş.
    Vallaha bu Kaz Şakir, öyle söylendiği benzeri hiç “kaz kafalı”filan değil.Aksine, birçok uyanık.Belli ki çevreye bakınca memleketteki havayı çakmış ve pozisyonunu da günümüze yönelik ayarlamışAyıla-bayıla okunacak dizi..Türkiye’nin en kocaman il içi raylı erişim sisteminin iki patronuyla buluştuk, metronun yönetildiği merkezi tepeden tırnağa gezdik.Sisteme bayıldım.
    Disipline bayıldım.Teknolojiye bayıldım.Hassasiyete bayıldım.Devlet-belediye işbirliğine bayıldım.Metroda personel Devamını Oku.

    Perşembe, Eylül 7th, 2017 at 13:52
  • Proje yarışı şehre yarar

    Proje yarışı şehre yarar

    Galiba ağır ağır istek ettiğimiz noktaya geliyoruz.Siyasi partilerin itiş-kakışla, küfürleşmeyle değil, projelerle yarışmasını istek ediyorduk daima..Görüyoruz ki, CUMHURIYET HALK PARTISI ve AK Parti İzmir’de bu talebin önce adımlarını atmaya başladılar.CHP İl Başkanlığı bir zaman öncesinde “Projeni Al Da Gel” kampanyası başlatıp, kentle alakalı her kesimden düşünce toplamaya yöneldi.
    Gelen teklifleri ve projeleri bir süzgeçten geçirdikten ardından, uygulanabilir olanları halkoyu ile paylaşacaklar ve belediyelere iletecekler.Şimdi aynı bir çalışmayı AK Parti de bizzat örgütü içerisinde başlattı.30 kazaya içerik sevk edilerek, her örgütün bizzat bölgesindeki sıkıntılar, çözüm teklifleri ve yepyeni projeler ile alakalı özel bir iş yapması istendi.Bu çalışmalarla milletin beklentileri saptanacak, belediyelerden ve orta idareden istenen hizmetler belirlenecek. Devamını Oku.

    Çarşamba, Eylül 6th, 2017 at 16:10
  • Öcalan’la değil asıl Avrupa ile masaya oturalım

    Öcalan’la değil asıl Avrupa ile masaya oturalım

    PKK’nın tabanca bırakmasını sağlamak amaçlı uğraşılıyor.İmralı’daki teröristbaşı Abdullah Öcalan ile pazarlıklar yapılıyor, gerekliliği iyileştiriliyor.Ne var ki, herşeye nazaran Öcalan’ın PKK’ya tabanca bıraktırabileceğine, bizzat kurduğu teşkilatın pkk ismi altında yürüttüğü faaliyetlerine ve elde ettikleri tatlı yaşama son verdirebileceğine inanmıyorum.Son haberlerle bu görüşüm iyice pekişti.Üç PKK’lı bayan yöneticinin Paris’te infaz edilmesinden ardından, gözümüzü birazcık Fransa’ya ve Avrupa’ya çevirdik.Sadece birden çok zaman içerisinde önümüze düşen veriler dahi insanın tepesini attırıyor.
    Mesela, yalnızca Paris’te olup-bitene, ek olarak doğrusu olup da Fransız polisi aracılığıyla gözyumulan olaylara bir bakalım.PKK, Kürt işadamlarından yardım ismi altında ücret ediniyor. Uyuşturucu Madde ticaretinden kocaman ücret kazanıyor.Topladığı haraçlardan mühim ciro sağlıyor.Paris’teki bu ücret trafiğini, öldürülen Sakine Cansız yönetiysilahlı kuvvetler.Son Olarak, gelelim en hayret verici noktaya..Fransa polisi, son 4 ayda PKK’ya ameliyatlar tertip etmeye Devamını Oku.

    Salı, Eylül 5th, 2017 at 18:47
denizli escort antalya escort bayan afyon escort mersin escort ankara escort bayan bursa escort bayan ankara escort bayan izmit escort bayan izmir escort bayan bodrum escort bayan kayseri escort bayan bursa escort bayan gaziantep escort bayan antalya escort bayan konya escort bayan canakkale escort adana escort bayan
TOP